+ Yorum Gönder
Günlük Taze Haber ve Haberler Forumunda Küresel Kriz Dönemlerinde Ülkeler Tarafından Alınan Önlemler Nelerdir Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Harbi @ kız
    Bayan Üye

    Küresel Kriz Dönemlerinde Ülkeler Tarafından Alınan Önlemler Nelerdir








    Küresel Kriz Dönemlerinde Ülkeler Tarafından Alınan Önlemler Hangileridir.

    Bizimde yapabileceğimiz bir şey var mı ?

    Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) 2007 yazında meydana gelen finansal piyasalardaki sorunlar Eylül 2008’de küresel bir krize dönüşmüştür. Kredi piyasalarında işlemler durmuş, borsalar çökmüş ve bir çok firmanın ödeme güçlüğüne düşmesi tüm uluslararası finans piyasalarını tehdit eder hale gelmiştir.

    Finansal kriz gelismis ülkelerde baslamIs olmakla birlikte KasIm 2008 ortalarIndan iti-baren gelismekte olan ülkeleri de etkilemeye baslamIstIr. Bir çok gelismekte olan ülke borsalarInda ciddi deger kayIplarI olmus, ülke paralarI deger yitirmis, ülke tahvilleri ve ticari bonolarda risk primleri artmIs, aynI zamanda bu ülkelere olan yabancI sermaye akImlarI ve banka borçlanmalarI önemli oranda düsmüstür. Düzenleme otoriteleri ve merkez bankalarI hIzlI kredi büyümesi ve aktif fiyatlarInda olusan balonun neden oldugu sistemik riskleri görememis ya da gerekli önlemleri yeterli oranda ele alamamIstIr. UluslararasI piyasalarda yasanan gelismeler karsIsInda finansal sisteme olan güveninin tekrar artIrIlmasI için ABD ve Avrupa’da merkez bankalarI ve hükümetleri tarafIndan çok sayIda önlem alInmIs ve trilyon dolarlarI bulan kurtarma paketleri açIklanmIstIr.


    Bu çalışmanın amacı halihazırda uluslararası piyasalarda yasanan gelişmeler ve bu gelişmeler karşısında ülkelerin aldıkları önlemlerin özetlenmesi dir. Çalışmanın ikinci bölümünde uluslararası finansal piyasalarda yaklaşık bir buçuk yıldır yasanmakta olan finansal krizin nedenleri, üçüncü bölümde ise bu gelişmelerin küresel piyasalara olan etkisi ele alınmaktadır. Dördüncü bölümde ülkeler tarafından açıklanan politika önlemleri yer almaktadır. Sonuç bölümünde çalışmanın değerlendirilmesi yapılmaktadır.


    II. Uluslararası Piyasalarda Yasanan Finansal Krizin Nedenleri

    Konut sahiplerinin ipotekli konut kredilerini ödeyememeleri, zayıf risk yönetim uygulamaları, derecelendirme kuruluşlarının ipotekli konut finansmanına ilişkin menkul kıymetler hakkında yanlış derecelendirme yapmaları, yüksek kişisel ve kurumsal borç seviyeleri, para politikası uygulamaları, uluslararası ticarette yasanan dengesizlikler ve düzenlemelerdeki sorunlardan kaynaklanan eksiklikler uluslararası piyasalarda yasanan gelişmelerin en önemli nedenlerini oluşturmakta dır. G-20 Finansal Piyasalar ve Dünya Ekonomisi Konferansı Deklarasyonunda bu gelişmelerin nedeni olarak şunlar belirtilmiştir:

    Yüksek güçlü büyüme, sermaye akImlarInI artmasI ve finansal istikrarIn sürdügü bir ortamda piyasa katIlImcIlarI riskleri yeteri oranda degerlendirmeden daha fazla getiri elde etmek istemisler ve tüketiciler hakkInda gerekli incelemeleri yapmamIslardIr. AynI zamanda zayIf sermaye standartlarI, saglam olmayan risk yönetim uygulamalarI, karmasIk ve seffaf olmayan finansal ürünlerin artmaya baslamasI ve sonucunda asIrI kaldIraç oranlarI sistemde kIrIlganlIklar yaratmIstIr. BazI gelismis ülkelerdeki politika yapIcIlar, düzenleyiciler ve denetim otoriteleri finansal piyasalarda olusan riskleri yeterli derecede görememis ve degerlendire-memisler, finansal inovasyona ayak uyduramamIs veya iç düzenleme faaliyetlerinin sonuçla-rInI göz ardI etmislerdir.

    UluslararasI piyasalarda meydana gelismeleri iki süreçte degerlendirmek mümkün-dür. Birinci süreç Temmuz 2007’de baslayan ve 15 Eylül 2008’e kadar finansal piyasalarda yasanan çalkantIlar dönemidir. Amerika’da 2006’ya girerken ev fiyatlarIndaki yükselis ve düsük faiz oranlarI ipotek kredilerinin önemli ölçüde artmasIna yol açmIs, tüketiciler gelirleri-ne göre büyük oranda harcama egilimi içine girmislerdir. Nitekim Amerika’da hanehalklarInIn kredi piyasalarIndan ve finansal olmayan kuruluslardan borçlanmalarInIn GSYIH’e oranI 1994-2007 yIllarI arasInda yüzde 118’den yüzde 173’e yükselmistir. HanehalklarInIn kredi borçlarI 2000 yIlIndan itibaren adeta sIçrama yapmIs ve 2000-2007 yIllarI arasInda harcana-bilir kisisel gelirin yüzde 98’inden yüzde 136’sIna yükselmistir. AynI dönemde bu oran Ingiltere’de yüzde 120’den yüzde 180’e, euro bölgesinde ise yüzde 71’den yüzde 91’e çIkmIstIr. Ingiltere’de ev fiyatlarInIn benzeri görülmemis derecede artmasI ise bir çok gelismekte olan ülkede benzer patlamalarIn olmasIna yol açmIstIr. Bu durum 2006’nIn son çeyreginde ise tersine dönmeye baslamIs, ev fiyatlarIndaki IlImlI düsüsün yanI sIra satIlma-yan ev stoku 1993’den bu yana en yüksek seviyesine ulasmIstIr. AynI dönemde ev insaatI yüzde 18 azalmIstIr. Ucuz kredi döneminin kapanmasIyla bir çok ipotek kredisi alan borçlu daha yüksek aylIk ödemeleriyle karsI karsIya kalmIstIr. Ödeme güçlügüne düserek borçlarInI ödeyemeyenler ve icra yoluyla satIsa çIkarIlan konut sayIlarI dramatik bir sekilde artmIs, ve degisken faizli ipotek kredisinin faiz oranlarI daha da yükselmistir. Özellikle degisen faiz oranlarInIn söz konusu oldugu kredileri (ARMS-adjustable rate of mortgages) alanlar büyük sIkIntI içine düsmüslerdir. Hacizler Amerika’da 2006 sonlarInda hIzlanmIs, 2007 ve 2008 yIllarInda küresel bir krizin tetikleyici arasInda yer almIstIr. 2007 süresince 1,3 milyon Amerikan ev teminatlarIn paraya çevrilmesi sürecine tabi tutulmustur. IMF tarafIndan yapIlan son tahminlere göre Amerikan kaynaklI ipotekli konut kredileri ve diger kredilerden kaynakla-nan zararlarIn 1,4 trilyon dolara ulasmasI beklenmektedir. Bu zarar Ikinci Dünya SavasIndan beri ulasIlan en büyük zarardIr.


    Kriz 2008 Eylül ayIndan itibaren banka ve finansal kurumlarIn ve özellikle de büyük yatIrIm bankasI Lehman Brothers’In iflasIyla birlikte ikinci ve farklI bir sürece girmistir. Bu iflaslarla birlikte AmerikalIlar iki gün içinde yaklasIk 150 milyar dolarI para piyasalarI fonlarIndan çekmislerdir. Ekim 2008’de Amerika Merkez BankasI ve diger merkez bankalarI piyasalara 2,5 trilyon dolar tutarInda likidite enjekte etmislerdir. Bu dünya tarihindeki en büyük parasal müdahaledir. Amerikan hükümeti ve Avrupa hükümetleri 1,5 trilyon dolar tutarInda dogrudan hisse senedi yatIrImI taahhüdünde de bulunmuslardIr.


    BankacIlIk sektöründe yasanan bu olumsuz gelismeler finansal sistemde konsolidas-yonlara yol açtIgI gibi ABD’de yatIrIm bankacIlIgI modelinin de sonu olmustur. Avrupa bankacIlIk sistemi de Ekim 2008’den itibaren krizden ciddi sekilde etkilenmeye baslamIs, büyük bir takIm uluslararasI Avrupa bankalarInIn hükümetler tarafIndan kurtarIlmasI gerekmistir. Avrupa’da bu süreç esasInda Ingiltere’de Northern Rock’In ulusallasmasIyla baslamIstIr. Küresel para piyasalarInda baslayan bu kriz hIzlI bir sekilde yayIlarak ABD ve Avrupa’da kredi daralmasIna neden olmustur. Eylül’ün ikinci haftasInda ABD ve dünyada bir çok finansal merkezde tahvil ve kredi piyasalarI çökmüs, ticari tahvil fonlamasI daralmIs, hisse senedi fiyatlarI ciddi sekilde düsmüstür. Ekonomideki belirsizlikler ödemelerin güçlülü-günü artIrmIstIr.


    Ipotege dayalI menkul kIymetlere yatIrIm yapan büyük bankalar ve finansal kurumlar 453 milyar dolar civarInda zarar açIklamIslardIr. Merkez bankalarI likidite ve ödeme güçlügü çeken finansal kurumlarIn sorunlarIna çözüm bulmak için olaganüstü likidite pompalamIslar, faiz oranlarInda indirime gitmisler, hükümetler ise bir çok önlem paketi açIklamIslardIr. Bu önlemlerle finansal piyasalarda ekonomik büyümeyi saglamak ve güveni tekrar tesis etmek amaçlanmIstIr. Ekim 2008 itibariyle Amerikan finansal kurumlarInIn ugradIgI zarar 8 trilyon dolardIr. Hisse senedi piyasasI ve konut degerlerindeki düsüsler ekonomik büyümenin temel unsurlarIndan birisi olan tüketici harcamalarInIn da azalmasIna yol açmIstIr.







  2. BANGÜ
    Bayan Üye





    önlemler genellikle kemer sıkm a diye tabir edilen önlemlerdir daha fazla vergi daha az harcama olarak düşünülebilir bunun yanında ödenmesi gereken borçların daha geniş vadeye yayılması gösterilebilir




+ Yorum Gönder