+ Yorum Gönder
Günlük Taze Haber ve Haberler Forumunda Türk Bankacılık Sektöründe Rekabet ve Kırılganlık Hakkında Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Harbi @ kız
    Bayan Üye

    Türk Bankacılık Sektöründe Rekabet ve Kırılganlık Hakkında








    Türk Bankacılık Sektöründe Rekabet ve Kırılganlık Dolu Anlar

    Bankacılık sektörü sahip olduğu yüksek düzeydeki risklilik nedeniyle istikrarsızlığa yatkındır.
    Son yirmi yıldır artan teknoloji düzeyinin de etkisiyle giderek güçlenen ekonomik ve politik küresellesme olgusu çerçevesinde ulusal ve uluslararası banka sistemlerinde bir yogunlasma süreci yasanmaktadır. Artan rekabet kosullarında ayakta kalabilmek için bankaların birlesme ve devralmalarla ölçeklerini büyüttükleri ve böylece ölçek ekonomilerinin bilinen avantajlarını da kullanarak varlıklarını güçlü bir sekilde sürdürmeye çalıstıkları gözlenmektedir. Bununla birlikte, döviz, borsa ve banka krizlerine dayalı finansal kırılganlıklar da artmıs, etkileri ve etki alanları büyümüstür. Küresellesme düzeyindeki inanılmaz artıs, bir ülkenin finans ya da bankacılık sisteminde meydana gelen bir krizin hızla diger ülkelere yayılması baglamında bir bulasıcılıgın dogmasına da zemin hazırlamıstır. Bankaların ölçeklerindeki büyüme onları sistemik risk açısından potansiyel bir tehdide dönüstürmektedir. Herhangi bir ülkedeki büyük ölçekli bir bankanın basarısızlıgı hızla o ülkedeki diger bankaları etkisi altına almakta ve çok kısa bir sürede dünyanın diger ülkelerindeki banka sistemleri de bundan az veya çok etkilenmektedir. Yani güçlü bir sekilde baglantılı ulusal ve uluslararası boyutları olan sistemik kriz riski olgusu gelismistir. Basarısız bankanın ölçegi büyüdükçe, faaliyet alanı gelistikçe ve merkezinin bulundugu ülkenin ekonomik ve siyasi etkinligi arttıkça sistemik risk de o ölçüde büyümektedir. Diger taraftan, günümüzde bankalar, finans ve banka mevzuatlarındaki sınırlamaların azalmasıyla hemen her tür finansal ürünü ve hizmeti sunan süpermarketlere dönüsmüslerdir. Bu baglamda yatırım bankacılıgı, sigortacılık, tüketici finansmanı v.b. hizmetler tek bir çatı altında sunulmaktadır. Ancak bu genis ürün ve hizmet yelpazesi, banka piyasasında bas gösteren krizlerin hızla para ve sermaye piyasalarının diger alanlarına yayılmasına da yol açmaktadır. Elbette bunun tersi de söz konusudur.


    Bu açıklamalar ısıgında, rekabet düzeyi ile finansal kırılganlıklar, özellikle de banka kırılganlıkları arasındaki iliski önemli bir arastırma konusu olarak önem kazanmaktadır. Hele bir de son dönemde basta ABD olmak üzere dünya finans ve banka piyasalarının içine girmis oldugu türbülans düsünülecek olursa konunun önemi bir kez daha artmaktadır. Uluslararası bankacılık yazınında rekabet ve kırılganlık arasındaki iliskiyi teorik ve ampirik olarak arastıran çok sayıda çalısma vardır. Rekabet ve kırılganlık arasında güçlü bir iliski oldugu konusunda bilim adamları arasında bir fikir birligi olmasına karsın iliskinin yönü konusunda çok ciddi fikir ayrılıkları söz konusudur.


    Bu baglamda üç farklı görüs öne çıkmaktadır. Bir grup bilim adamı banka sektöründeki yogunlasmanın kırılganlık ihtimalini azalttıgını, çünkü rekabet düzeyinin azaldıgını ve buna baglı olarak karlılıktaki artısın bankaların risk alma egilimini düsürdügünü ileri sürmektedir. Ayrıca aynı bilim adamları, az sayıda büyük bankadan olusan bir sektörün otoritelerce daha etkin bir sekilde denetlenecegini böylece kriz riskinin daha da düsecegini savunmaktadır. Karsı görüsteki bilim adamları ise, serbest rekabeti savunurlar ve bu çerçevede yogunlasmanın banka sisteminin kırılganlıgını arttıracagını ileri sürerler. Onlara göre; eksik rekabet kosullarında faaliyet gösteren dev ölçekli bankalar kredi verme konusunda daha ihtiyatsız olacak, faaliyet zararı riskleri artacaktır. Diger taraftan, “batmayacak kadar büyük” olduklarından ve elbette bunun farkında olduklarından daha pervasız davranacaklar, gerekirse otoritelerin zararlarını karsılayarak kendilerini ayakta tutacagına güveneceklerdir. Böylece rekabetin azalması, kamu eliyle etkinsizlikler doguracak ve kırılganlıgı arttıracaktır. Yani rekabetle banka kırılganlıgı negatif bir iliski içindedir. Üçüncü görüs ise, rekabetle banka kırılganlıgı arasındaki iliskinin yönünün ekonomik yapı ve iliskilere

    göre farklılasabilecegi, bu anlamda her yerde ve her zaman geçerli yargılara varılamayacagı üzerinedir. Bu görüsü savunan bilim adamları, yaptıkları ampirik arastırmalarda çeliskili sonuçlara ulasmıslardır. Dolayısıyla, onların diger iki uç görüsün arasında yer aldıkları söylenebilir.


    Bu çalısmada, yukarıda deginilen üç alternatif görüs incelenmis ve bunlardan hareketle Türk Bankacılık Sektöründe rekabet ile kırılganlık arasındaki iliskiyi açıklayan bir model gelistirilmistir. Bu modelde, rekabetin düzeyini yansıtan degiskenlere ek olarak, banka sisteminin etkilerini ve makro ekonomik etkileri yansıtan degiskenlere de yer verilmistir. Ayrıca yabancı bankaların son dönemde sistemde artan agırlıkları göz önünde tutularak, bunların kırılganlık üzerindeki etkileri de arastırılmaktadır. Söz konusu model, ilgili yazında yaygın olarak kullanılan dogrusal panel veri ve panel logit teknikleriyle sınanmıs, elde edilen bulgular analiz edilmistir. Çalısmada, giris ve sonuç bölümleri haricinde dört ana bölüm bulunmaktadır. Teorik açıklamaların yapıldıgı ilk bölümde rekabet ve kırılganlık konusunda çalısan bilim adamlarının temel anlasmazlıkları ve alternatif görüsleri degerlendirilmekte, spesifik olarak da banka aktif ve pasiflerinden kaynaklanan risklerin etkileri incelenmektedir. Bir sonraki bölümde, rekabet ve kırılganlık daha önce denenmis önemli modeller ısıgında modellenmektedir. Daha sonraki bölüm, kullanılan ekonometrik analiz yöntemlerinin açıklanmasına ayrılmıstır. Bu baglamda, önce panel veri ardından da panel logit modelleri ele alınmaktadır. Son olarak, Türkiye verileriyle kurulan modellerin tahmini yapılmakta ve elde edilen bulgular degerlendirilmektedir.


    1. Teorik Çerçeve


    Hem küresel hem de ulusal boyutta bankaların yogunlasma egiliminin güç kazanması, finansal istikrar üzerinde yogunlasmanın etkisi konusundaki tartısmaları arttırmıstır. Bu baglamda, rekabet ve kırılganlık olguları arasındaki etkilesim de önem kazanmıstır. Fakat yogunlasma, rekabet ve kırılganlık arasındaki iliskiler akademik çevrelerde ve uygulamacılar arasında fikir birligi saglanamayan konulardır. Konunun tüm yönleriyle kavranabilmesi için temel tartısma konuları ele alınmalı ve ardından spesifik etkilesimlere deginilmelidir. Asagıda bu bakıs açısıyla rekabet ve kırılganlık arasındaki iliskinin bir panaroması çizilmeye çalısılacaktır.


    2. Temel Anlasmazlık Noktaları ve Alternatif Görüsler


    Bankalar arası rekabet ve finansal kırılganlık arasındaki iliski, karmasık ve çok boyutludur. Söz konusu iliskinin dogası ve ekonomik politika üzerindeki yansımaları konusunda akademik çevrelerde bir fikir birligi yoktur. Yazında bu konuya iliskin çesitli tezler ortaya atılmıstır. Politika yapıcılar çeliskili bir sekilde hem rekabeti hem de istikrarı istemektedir. Bu çeliskili istek, akademik alanda da üç farklı görüsün çatısmasına yol açmıstır.


    Birinci görüs, banka piyasasında rekabetin kırılganlıgı arttırdıgı dogrultusundadır. Bu görüse iliskin ampirik bulgular çerçevesinde kırılganlık; bankalar, mudiler ve mevduat sigortası arasındaki acenta sorunlarından ileri gelmektedir. Çünkü bankacılık sistemleri “yogunlasmıs” (concentrate) degildir. Keeley (1990), Beck, Demirgüç-Kunt ve Levine (2003, 2005 ve 2006) gibi arastırmacıların savundugu bu görüs; teorik olarak bankaların mevduat için yaptıkları







  2. BANGÜ
    Bayan Üye





    bankacılık sektöründe rekabet pek olduğuna inanmak zor çünkü ağız birliği ve anlaşmalar genellikle hat safhada olabiliyor dikkat edilirse hep tüketici aleyhine ortak karar alırlar




+ Yorum Gönder