+ Yorum Gönder
Sağlık Merkezi ve Psikoloji Kişisel Gelişim Forumunda Tik'den Kurtulma Yolları Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Asel
    Bayan Üye

    Tik'den Kurtulma Yolları









    Tik'den Kurtulma Yolları Hakkında Bilgi


    Çocuğunda başlayan göz kırpma, burun çekme, boğazını temizleme gibi garip hareket ve ses çıkarmalar anne babaların kaygı duydukları durumlardan biridir. Yineleyici istem dışı, amaca yönelik olmayan, ancak baskılanabilen hareketler olarak tanımlayabileceğimiz bu durumları tik olarak adlandırıyoruz. Tikler sıklıkla çocuk ve ergenlerde görülmekte ve bu dönemde başlamaktadır. Çocuk ve Ergen Psikiyatrisine yapılan başvuruların önemli bir bölümü bu yakınmalardan kaynaklanmaktadır.
    Çoğu tikler, aralıkları kısa olan devreler şeklindedir. Göz kırpma, burun kıvırma, dudak oynatma ya da kaşları kaldırma gibi normal davranışın bazı bölümlerini taklit edebilirler. Tek tek ya da bir orkestra örüntüsü içinde birlikte olabilirler. Yoğunluk ve şiddetleri değişkendir. Bir çocukta birden fazla tik görülebilir. Bazen biri biter biri başlayabilir. Çocuklar tiklerini geçici bir süre istemli olarak engelleyebilirler. Bu yüzden başkalarının yanında görülmeyebilir. Zaman zaman sıklık ve şiddetleri değişebilir. Uykuda kaybolurlar, stresle artarlar. En fazla 6-7 yaş arasında görülürler . Çocuk ve gencin benlik saygısında, aile yaşantısında, sosyalleşmesinde, okul ya da iş başarısında güçlüklere neden olurlar.
    Tikler birçok şekillerde ortaya çıkmaktadır. Göz kırpma, baş sallama, omuz silkme, surat buruşturma ve öksürme gibi basit ve ani davranışlardan yüz hareketleri, ayağını yere vurma, koklama, kendine çeki düzen vermeye çalışır biçimde kol ve baş hareketleri gibi daha karmaşık, amaçlıymış gibi görünen davranışlara dek değişkenlik gösterebilir. Şiddetli durumlarda bu hareketler vurma kırma biçiminde kendini yaralayıcı davranışlar şeklinde olabilir. Bazen de başka birinin davranışlarını aynı şekilde taklit etme biçiminde ortaya çıkar. Bir de ses çıkarma şeklindeki tikler vardır. Bunlar boğaz temizleme şeklinde ses çıkarmadan, konu dışı belirli sözcükleri ya da deyişleri yineleme, sosyal yönden kabul edilebilir olmayan açık saçık sözcükler kullanma ya da küfür etme ve kişinin kendi söylediklerini yinelemesi ya da duyduğu son sesi, kelimeyi ya da cümleyi yinelemesi şeklinde görülebilir.
    On yaşından sonra çocuklar yaptıkları bu davranışların öncesinde gelen dürtüleri fark etmeye başlarlar. Dürtüler tiklerin çıktığı beden bölgesinde bir kaşıntı ya da gidişme hissi şeklinde bir algı olarak fark edilebilir. Bunlar tiklerin istenmeyen böyle bir uyaranı rahatlatmaya yönelik, istemli bir tepki olarak değerlendirilmelerine neden olur. Aslında pek çok ergen ve erişkin tiklerini istemli yönleriyle, bazen de hem istemli hem istemsiz yönleri ile tanımlamaktadırlar. Bu durumun tersine çoğu küçük çocuk, tiklerinden habersiz olup bunları istemsiz davranış ya da sesler olarak yaşamaktadır.
    Tikler arada bir ortaya çıkan geçici ya da kalıcı durumlardır. Geçici olarak niteleyebileceğimiz tikler çeşitli beden bölgelerinde ortaya çıkan ve bir yıldan kısa bir sürede kaybolan tiklerdir. Bu tik bozuklukları çocuklar arasında oldukça yaygındır. Sağlıklı çocukların %12-14'ünde görülmektedir. Erkek çocuklarda kızlardan daha fazla görülmektedir. Şehirlerde yaşayan çocuklarda daha sık görülmektedir. Bu tikler 3-10 yaşları arasındadır. Eğer bir çocukta bu davranışlar bir yıldan fazla sürerse buna uzun süren tik bozukluğu ismi verilmektedir.
    Genellikle tiklerin beynin çalışması ile ilgili bir düzensizlikten ya da tümüyle ruhsal bir sorundan kaynaklandığı düşünülür. Ancak tiklerin ortaya çıkması için yetersiz biyolojik gelişme ve olumsuz çevre etkenlerinin bir araya gelmesi gerektiği üzerinde durulmaktadır. Tik belirtileri genellikle gerginlik veren bir olay sonrasında artar. Ailenin ya da öğretmenlerin isteyerek yapıyor şeklinde çocuğu yanlış anlamaları ya da belirtileri kısıtlamak için cezalandırma, utandırma gibi yollara başvurmaları belirtilerin şiddetlenmesine ve çocuğun gerginliğinin artmasına neden olmaktadır.
    Görüldüğü gibi anne babayı ve çocuğu kaygılandıran bu ses ve hareketler kişinin elinde olmadan ortaya çıkmakta ve sürmektedir. İlk ortaya çıktığı üç ya da beş yaşlarında çocuğun çevresindekileri taklit etmeye çalışmasının bir sonucu olarak öğrenme ile ilgilidir. Bir göz iltihabından sonra ya da bir üst solunum yolu hastalığından sonra kalan rahatsızlık hissi de böyle bir davranışı başlatabilmektedir. Bu yaşlarda ortaya çıkan, hatta ilkokul döneminde görülen tikler kendiliğinden geçebilmekte, çocuğun karşılaştığı stres durumlarında yeniden başlamaktadır.

    Çocuğunda başlayan göz kırpma, burun çekme, boğazını temizleme gibi garip hareket ve ses çıkarmalar anne babaların kaygı duydukları durumlardan biridir. Yineleyici istem dışı, amaca yönelik olmayan, ancak baskılanabilen hareketler olarak tanımlayabileceğimiz bu durumları tik olarak adlandırıyoruz. Tikler sıklıkla çocuk ve ergenlerde görülmekte ve bu dönemde başlamaktadır. Çocuk ve Ergen Psikiyatrisine yapılan başvuruların önemli bir bölümü bu yakınmalardan kaynaklanmaktadır.
    Çoğu tikler, aralıkları kısa olan devreler şeklindedir. Göz kırpma, burun kıvırma, dudak oynatma ya da kaşları kaldırma gibi normal davranışın bazı bölümlerini taklit edebilirler. Tek tek ya da bir orkestra örüntüsü içinde birlikte olabilirler. Yoğunluk ve şiddetleri değişkendir. Bir çocukta birden fazla tik görülebilir. Bazen biri biter biri başlayabilir. Çocuklar tiklerini geçici bir süre istemli olarak engelleyebilirler. Bu yüzden başkalarının yanında görülmeyebilir. Zaman zaman sıklık ve şiddetleri değişebilir. Uykuda kaybolurlar, stresle artarlar. En fazla 6-7 yaş arasında görülürler . Çocuk ve gencin benlik saygısında, aile yaşantısında, sosyalleşmesinde, okul ya da iş başarısında güçlüklere neden olurlar.
    Tikler birçok şekillerde ortaya çıkmaktadır. Göz kırpma, baş sallama, omuz silkme, surat buruşturma ve öksürme gibi basit ve ani davranışlardan yüz hareketleri, ayağını yere vurma, koklama, kendine çeki düzen vermeye çalışır biçimde kol ve baş hareketleri gibi daha karmaşık, amaçlıymış gibi görünen davranışlara dek değişkenlik gösterebilir. Şiddetli durumlarda bu hareketler vurma kırma biçiminde kendini yaralayıcı davranışlar şeklinde olabilir. Bazen de başka birinin davranışlarını aynı şekilde taklit etme biçiminde ortaya çıkar. Bir de ses çıkarma şeklindeki tikler vardır. Bunlar boğaz temizleme şeklinde ses çıkarmadan, konu dışı belirli sözcükleri ya da deyişleri yineleme, sosyal yönden kabul edilebilir olmayan açık saçık sözcükler kullanma ya da küfür etme ve kişinin kendi söylediklerini yinelemesi ya da duyduğu son sesi, kelimeyi ya da cümleyi yinelemesi şeklinde görülebilir.
    On yaşından sonra çocuklar yaptıkları bu davranışların öncesinde gelen dürtüleri fark etmeye başlarlar. Dürtüler tiklerin çıktığı beden bölgesinde bir kaşıntı ya da gidişme hissi şeklinde bir algı olarak fark edilebilir. Bunlar tiklerin istenmeyen böyle bir uyaranı rahatlatmaya yönelik, istemli bir tepki olarak değerlendirilmelerine neden olur. Aslında pek çok ergen ve erişkin tiklerini istemli yönleriyle, bazen de hem istemli hem istemsiz yönleri ile tanımlamaktadırlar. Bu durumun tersine çoğu küçük çocuk, tiklerinden habersiz olup bunları istemsiz davranış ya da sesler olarak yaşamaktadır.
    Tikler arada bir ortaya çıkan geçici ya da kalıcı durumlardır. Geçici olarak niteleyebileceğimiz tikler çeşitli beden bölgelerinde ortaya çıkan ve bir yıldan kısa bir sürede kaybolan tiklerdir. Bu tik bozuklukları çocuklar arasında oldukça yaygındır. Sağlıklı çocukların %12-14'ünde görülmektedir. Erkek çocuklarda kızlardan daha fazla görülmektedir. Şehirlerde yaşayan çocuklarda daha sık görülmektedir. Bu tikler 3-10 yaşları arasındadır. Eğer bir çocukta bu davranışlar bir yıldan fazla sürerse buna uzun süren tik bozukluğu ismi verilmektedir.
    Genellikle tiklerin beynin çalışması ile ilgili bir düzensizlikten ya da tümüyle ruhsal bir sorundan kaynaklandığı düşünülür. Ancak tiklerin ortaya çıkması için yetersiz biyolojik gelişme ve olumsuz çevre etkenlerinin bir araya gelmesi gerektiği üzerinde durulmaktadır. Tik belirtileri genellikle gerginlik veren bir olay sonrasında artar. Ailenin ya da öğretmenlerin isteyerek yapıyor şeklinde çocuğu yanlış anlamaları ya da belirtileri kısıtlamak için cezalandırma, utandırma gibi yollara başvurmaları belirtilerin şiddetlenmesine ve çocuğun gerginliğinin artmasına neden olmaktadır.
    Görüldüğü gibi anne babayı ve çocuğu kaygılandıran bu ses ve hareketler kişinin elinde olmadan ortaya çıkmakta ve sürmektedir. İlk ortaya çıktığı üç ya da beş yaşlarında çocuğun çevresindekileri taklit etmeye çalışmasının bir sonucu olarak öğrenme ile ilgilidir. Bir göz iltihabından sonra ya da bir üst solunum yolu hastalığından sonra kalan rahatsızlık hissi de böyle bir davranışı başlatabilmektedir. Bu yaşlarda ortaya çıkan, hatta ilkokul döneminde görülen tikler kendiliğinden geçebilmekte, çocuğun karşılaştığı stres durumlarında yeniden başlamaktadır








  2. Hakim
    Devamlı Üye





    Tikten kurtulma yöntemleri eğer büyük oranda ve çok şeye tikiniz varsa tiklerinizi demeniz gerekmektedir yani neye tikiniz varsa sürekli olarak onu yapmaya çalışmanız gerekmektedir ki tikiniz geçsin.




  3. Ziyaretçi
    Merhaba ben 28 yaşındayim bu bahsettiginiz tiklerin hepsi bende var çok zorluk çekiyorum uyuyamamiyorum çok zor




  4. Ziyaretçi
    Göz kırpma el ayak sallama kafa omuz silkeleme kollarimi ileri geri geri çekme hepsi bende var ne yazıkki, çok kötü bir durum..

  5. Ziyaretçi
    Abi cok zor ya burun cekme bacak bel sirt kasilm bende var burun yeni ciktida bunlari yApamadim mi nefes alamiyorum

  6. Ziyaretçi
    Bence burun tikanikligina en iyi meyveli soda gelir deneyin

+ Yorum Gönder


tiklerden kurtulma,  tikten kurtulma,  tiklerden kurtulmak,  tik ten kurtulma yolları,  tiklerimden kurtulmak istiyorum