+ Yorum Gönder
Sağlık Merkezi ve Psikoloji Kişisel Gelişim Forumunda Beşerlikten insanlığa merhaba ne demek Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Leyla
    Devamlı Üye

    Beşerlikten insanlığa merhaba ne demek









    Beşerlikten insanlığa merhaba hakkında bilgi


    Beşerlikten insanlığa merhaba ne demek2.jpg.
    İlk yazı, ilk heyecan.(*)

    Bir heyecana ortak olmak ne güzel; ne güzel iyi şeyler üretmenin telaşına şahit olmak.

    Ne yazmalı, nereden başlamalı diye düşündüm epeyce. İyi bir başlangıç yeri bulmalıydım kendimce.

    Soruların en çetinini girizgah yapabilirdim kendime: İnsan nedir? Ne çetin, ne çetrefil bir soru! “İnsan yaşamının en büyük sorunu “insan” sorunudur.” diyor Rahmetli Ali Şeriati. Hem doğru soruyu bulmanın heyecanı hem üstada özlemle aldım “İnsanın dört zindanı”nı elime. Lise yıllarımın izlerini yeniden görmek ölümü hatırlatıyor: geçiyor zaman.


    İnsanı tanımlayışımız hayatı ve ölümü,
    tanımlayışımızdır; insanı kavrayışımız hayatı ve ölümü kavrayışımız. “İnsanın bilinçli, doğru ve mantıki bir tanımına ulaşmadıkça hiç bir sorun çözülemez.” Zamane insanının kafası karışık değildir bu konuda; çünkü İsmet Özel’in dediği gibi karışıklık kafanın çalıştığını gösterir. Oysa zamane insanının kafası bu konuya pek çalışmıyor.

    Ali Şeriati, insanı tanımlamaya çalışırken Kıran’ı referans alır. Kuran’da insana ilişkin iki sözcük kullanılır: “Beşer” ve “İnsan”. “Beşer” dendiğinde kastedilen, varlıkların gelişim sürecinde yeryüzüne gelmiş bulunan, bu gün de yaşamakta olan ve bu türden üç milyar bireyin şimdi de yeryüzünde eylemde bulunduğu iki ayaklı canlı varlıktır. “İnsan” dendiğinde ise olağan-dışı üstün ve bilmecemsi gerçek anlaşılır. Bu durumda iki insan tanımı vardır: birisi biyolojinin konusu olan “beşer”, diğeri ise şairin üzerinde konuştuğu, feylesofun söz söylediği, dinin ilgilendiği “insan”.

    “Beşer” olmak bir tercih meselesi değildir, çünkü,
    beşer olarak doğulur. Fakat “insan” olmak bir tercih ve çabanın ürünüdür. “Beşer”, içerisinde “insan” olmayı bir ülkü olarak taşır. “İnsan” durağan bir nokta değil sürekli bir “oluş” halidir. İnsanlığın nihai hedefi “Allah’ın boyasıyla boyanmak”tır. İnsan olmak Allah’a doğru bir yolculuktur.

    “İnsan”ın üç özelliği vardır: bilinçlilik, seçme yeteneği ve yaratıcılık. İnsanın bütün diğer özellikleri bu üç özellikten kaynaklanır. Şu halde her birimiz öz benliğinin bilincine varabildiği, gerçekten seçim yapabildiği ve sonra da doğada olmayanı meydana getirebildiğimiz ölçüde insan olabilmekteyiz.

    İnsan bütün doğada kendi varlığının bilincinde olan yegane varlıktır. Benlik bilincini, “kendi niteliğini(kıeyfiyet) ve yaratılışını, öz yapısını; evrenin niteliğini ve öz yapısını; kendisi ile evren arasındaki ilişkinin niteliğini ve neliğini algılama(idrak)” şeklinde tanımlayabiliriz.

    İnsan “seçebilen” bir varlıktır. İnsan her,
    şeye başkaldırabilen, her şeyi reddedebilen ya da kabul edebilen bir varlıktır. Seçeneklerini yaratamasa bile seçenekler arasında tercihte bulunabilir insan. Bu, insan olma sürecinin en üst aşamasıdır.

    “Yaratıcılık”, insana özgü üçüncü önemli özeliktir. Yaratıcılıktan kasıt yoktan var etme değil, eldekilerden elde olmayanı üretmektir. Yaratıcılık sanayiden sanata kadar pek çok alanda geçerli olan bir yetenektir.

    Yukarıda sıralanan üç özellik de Tanrısal özelliklerdir. Buradaki,
    Tanrısallık kesinlikle Allah’a ortaklık anlamında değil, “Allah’ın ahlakı ile ahlaklanmak” anlamındadır.

    Ali Şeriati’ye göre “İnsan” olmamızın önündeki engelleri/zindanları bir sonraki yazıda ele almaya çalışacağım. Şayet bu yazı yeterince yorucu olduysa, sizi Ali Şeriati’nin “İnsanın dört zindanı”nı okumaya davet ediyorum! Muhabbetle…








  2. BANGÜ
    Bayan Üye





    insan olmak hayatı yaşamak gibi yaşatmaktırda ve başka yaşayanlara o fırsatı o özgürlüğü vermektirde çünkü hayat herkesindir ve saygılı olmak gerekir




+ Yorum Gönder