+ Yorum Gönder
Sağlık Merkezi ve Psikoloji Kişisel Gelişim Forumunda Bunaltı nevrozu hakkında bilgi Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Şemsihan
    Devamlı Üye

    Bunaltı nevrozu hakkında bilgi









    Bunaltı nevrozu nedir nasıl bir hastalıktır


    Bunaltı nevrozu hakkında bilgi2.png.


    Bunaltı (anksiyete) terimi ,
    psikiyatri*de çoğu kez kavram karışıklığına yol açacak biçimde kullanılır. Bunun başlı*ca nedeni bu terimin herkesin paylaştığı kesin bir tanımının olmamasıdır.
    Bunaltı dış dünyadaki gerçeklerden kaynaklanmayan ciddî bir tehdit edilme duygusuyla ilişkilidir. Bu duygu insa*nın bedeninde^ sinir sisteminde ve zi*hinsel yaşamında bazı tipik belirtilerle ortaya çıkar.
    Bunaltının korkuya benzer yanlan vardır; insan geleceğini sandığı bir kötülüğün acısını çeker ve bunu bi*linçaltında yaşanmış deneyimlerle bü*tünleştirir. Ama korkuda dışarıdan ge4 len gerçek ve nesnel bir tehlike söz ko*nusuyken bunaltıda tehlike kişinin ken*disinden kaynaklanır; dışarıdan bakıldı*ğında herhangi bir açıklaması, görünür hiçbir tehlike yoktur.

    DIŞ TEHLİKELERE
    YANIT OLARAK
    BUNALTI
    Bunaltıyı belirleyen öğeler
    ,bireyseldir. Bunaltının nedenleri arasında bazı kişilik özellikleri ve derin iz bırakan gerilimler önemli yer tutar. Ama bunlar yeterince açık betimlemeler değildir ve kesin kli*nik, bulgulardan çok akılcı kavramsal modellere dayandırılmıştır. Kuşkusuz bunaltının fizyolojik ve nesnel yönleri, korkuda görülenlerden çok farklıdır.
    “Bunaltı çağı” olarak adlandırılan günümüz ile geçmiş arasındaki tek ay*rım bugün yaşamın daha gerilimli ve hareketli olması değildir. Zamanımızın karmaşık tehlikeleri karşısında insanla*rın artık anında, etkili ve yalm davra*nışsal tepki göstermemeleri de önemli bir farktır. Bütün bunları dikkate ala*rak, uygulamada büyük önem taşıyan iki noktaya değinmek gerekir.
    Birincisi, tanı sorunudur. Hastanın öyküsündeki tipik duygusal bozuklukların ve bunlara bağlı belirtilerin tanına-mamasıyla bunaltı gözden kaçabilir. Öte yandan bunaltının beden ve sinir sistemindeki belirtileri asil hastalıkmış gibi yorumlanabilir. Bazen bunaltı be*lirtileri hasta tarafından dile getirilemez ve birbiriyle çelişkili birçok klinik ince*leme yapılması gerekebilir. Bazen de bunaltı daha derindeki ağır ruhsal ve organik hastalıkları örtmeye yarar.
    İkincisi, bunaltı birçok durumda ki*şinin belirli uyaranlara ve dış tehlikele*re karşı gösterdiği, tümüyle normal ve yerinde bir ,
    duygusal tepki de olabilir.
    Normal olarak bunaltı bir güçlüğü aşmak, gidermek ve sonunda sorun ol*maktan çıkarmak için kişinin bir silah gibi kullandığı davranışlardır. Bu biçi*miyle de nevrotik bir bozukluğa işaret eden anksiyete nevrozundan farklı ola*rak genellikle olumsuz değil, kişinin ol*gunlaşma süreci için gerekli, çok Önem*li bir öğedir. Çocuğun davranışları, ki*şiliğini de önemli ölçüde etkileyen eriş*kinlerin istekleri doğrultusunda gelişir ve yapılanır. Bu süreçte çocuk yeterin*ce sevgi ve onay (güven, destek) gör*mezse bunaltı için elverişli bir ortam yaratılır.
    Bunaltı hoş bir olay değildir ve her birey.ruhsal,
    savunma mekanizmalarını kullanarak bu duygudan kaçınmaya ça*lışır. Bu mekanizmaların kullanılması her zaman bir hastalığa işaret etmez; Özellikle genç yaşlarda kişilik gelişimi*ni belirleyen tepkilere neden olur. Bu*naltı bir tehlikeye yanıt olarak ortaya çıkar. Sorun bu tepkinin normal mi, yoksa hastalık niteliğinde mi olduğunu belirleyebilmektir.
    Bunaltının şiddeti ve süresi gibi özellikleri belirdiği duruma uygun dü*şüyorsa, bunun organizmanın dış uya*ranlara yanıt vermesini sağlayan nor*mal ve temel bir tepki olduğu söylene*bilir. Bu tür bir tepki bireyin kendini savunarak yaşamım sürdürmesi açısın*dan çok işlevseldir. Oysa birçok olguda bunaltı normal ölçüler dışında, koşul*larla uyumsuz ve hastalık niteliğinde bir duygusal tepki olarak belirir. Bu du*rumda fiziksel rahatsızlıklara da neden olabilir.
    “Normal bunaltı” ile “hastalık dere*cesinde bunaltı” arasındaki sınırı belir*lemek olanaksız değilse de çok zordur. Klinik açıdan bunaltının şiddeti çok de*ğişebilir. Çok hafif ve orta şiddette ol*gularda bunaltı “normal” sayılabilir, ama zamanla çok ilerleyerek hastalık ölçülerine de varabilir. Bu aşamaların sonunda ayrıca ciddi bedensel sorunlar gelişebilir. Normal ile hastalık derece*sinde bunaltı ayrımında .temel alınacak ve olguların çoğunda geçerli olabilecek dört ölçüt önerilebilir:
    • Bunaltının şiddeti, sıklığı ve süresi.
    • Bunaltıyı yaratan olayın ciddiliği ile_ bunaltı tepkisinin şiddetinin ,
    birbirine denkliği.
    • Bunaltının yol açtığı fiziksel rahatsız*lığın derecesi.
    • Normal alışkanlıklardaki bozulmanın (örneğin belli yerlerden kaçma, sıradan işleri yapamama) derecesi.








  2. BANGÜ
    Bayan Üye





    aslında hastalıkla başa çıkmanın en güzel yöntemi yanlız kalmamaktır çünkü yanlız kalınca kişi aklında olumsuz düşünceler kurma zamanı yaratır




+ Yorum Gönder