+ Yorum Gönder
Sağlık Merkezi ve Sağlık - Genel Konular Forumunda oksijen alıp karbondioksit verme işlemi Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Harbi @ kız
    Bayan Üye

    oksijen alıp karbondioksit verme işlemi








    oksijen alıp karbondioksit verme işlemi

    oksijen alıp karbondioksit verme.jpg

    Hastanemizin yeni açılan polikliniklerinin girişine geldiğinizde, batı ülkelerinde muhteşem lakabıyla tanınan Kanuni Sultan Süleyman’ın Muhibbî mahlasıyla yazdığı bu anlamlı beyiti görebilirsiniz.

    Her an yaşadığımız ve hiç farkında olmadığımız mucizelerden sadece birisidir nefes alıp verme. Nefes alırken havayı özel bir kuvvet uygulamadan ve hiç zorlanmadan burnumuzla alırız. Nefes alıp verme işini farkına varmadan ve diğer işlerimizi aksatmadan yaparız.

    Şu sırayla nefes alıyoruz: Nefesi alırız, kısa bir an bir duraklarız, nefesi veririz, yine kısa bir an bir duraklarız ve yeni bir nefes alırız. Bu böyle hep devam eder. Ve her nefes alıp verişte akciğerimizde günlük yaşantımızda normal saydığımız lakin eksikliğini ancak hastalandığımızda anlayabildiğimiz olağanüstü işlemler meydana gelir. Bu işlemler öylesine hayatidir ki eğer bir an bu işlem yapılmasa, hayat dururdu.

    Günde hiç farkında olmadan binlerce defa alıp verdiğimiz nefesi nasıl aldığınızı merak ettiniz mi hiç ? Erzurum’da eksi yirmi derece soğuk bir havada soluk alıp verdiğinizi düşünün.. Bu soğuk hava, burun içinde öyle bir yüksek ısıya maruz kalır ki, vücut içinde birden bire artı otuz yedi derece sıcaklığa ulaşıverir. Soğuk hava o haliyle ciğerlerimize ulaşsaydı akciğerlerimiz soğuktan çatlardı!

    Normal koşullarda bir insan dakikada 15, günde 20,000 kere nefes alır. Nefes alıp verme düzeninizi hiçbir zaman kontrol etmeyiz, çünkü vücudumuzdaki bazı hücreler bu kontrolü bizim yerimize yapar. Eğer nefes alma düzeni bizim kontrol ve dikkatimize bırakılmış olsa nefes almayı unuttuğumuzda, uykuya daldığımızda ya da başka bir işle meşgul olduğumuzda nefessizlikten ölebilirdik. Uyku gibi durumlarda nefes alışımızı kontrol etmeyiz; otomatik olarak hem de düzenli olarak nefes alıp veririz. Nefes alıp verirken oksijen alıp karbondioksit veririz.

    Öncelikle burnumuz veya ağzımızla havayı soluklarız. İçimize aldığımız hava, burnumuzdan geçerken özel bazı işlemlere tabi tutulur. Burnumuz aerodinamik yapısı ve içindeki çok çeşitli ısıtma ve arıtma sistemleri vasıtasıyla aldığımız havayı işler. Bu soluduğumuz hava özel tasarımlı nefes borumuzdan akciğerlerimize ulaşır. Oradaki temizlenme, ısınma gibi birçok işlemden geçen hava yine nefes borusu ve ağız-burun aracılığıyla vücut dışına verilir.

    İki akciğerimiz köprücük kemiğimiz ile diyafram arasında yer alır. Akciğerlerimiz yumuşak, süngerimsi yapıda, elastik ve çok hafiftir. Her biri ortalama 450 gram ağırlığındadır. Akciğerler plevra adı verilen akciğer zarı ile kaplıdır. Gelişmiş bir insanın akciğeri 3 litre hava tutabilir. Normal solumada yaklaşık yarım litre hava akciğerlere girer ve çıkar. Bu miktar eforla 4 litreye ulaşabilir. Akciğerlere alınan havada oksijen oranı % 21, dışarı verilen havada oksijen oranı ise % 16'dır. Büroda çalışan bir kişi günde ortalama 11,350 litre hava solur. Dolayısıyla havadan aldığı oksijen miktarı günde 570 litredir.

    Akciğerlerimizin kasları yoktur. Göğüs boşluğumuzda çevresindeki kaslar soluma işleminin gerçekleşmesini sağlar. Bu işlemin büyük bir bölümü diyafram tarafından gerçekleştirilir. Bu kas düzlemi omurgadan göğüs boşluğuna doğru genişleyerek akciğerler için hareketli bir taban oluşturur. Normal solunum esnasında diyafram 2.5 cm kadar hareket eder. Fakat yorucu bir faaliyet esnasında çok daha fazla hareket edebilir. Derin bir soluk aldığımızda kaburga kemiklerimiz arasında bulunan kaslar göğüs kafesimizi genişletip daraltırlar.

    Her insan için hayati bir öneme sahip olan nefes alma işlemi, solunum merkezi tarafından düzenlenir. Bu merkez bir mercimek tanesi büyüklüğünde olup beynimizin bir uzantısı olan "beyin sapı" denen yerdedir ve başlıca üç grup sinir hücresinden oluşur:
    Birinci grup hücreler, solunumun temel ritmini belirlerler ve içimize hava çekmemiz için emir verirler. Böylece ihtiyacımız olan havayı içimize çekmiş oluruz.
    İkinci grup hücreler ise, solunumun hızını ve gidişatını belirlerler. Ancak ikinci grup hücreler devreye girdiğinde, birinci grup hücrelerin faaliyetini bir sinyalle durdururlar. Böylece akciğerin hava dolum bölümü kontrol edilir ve nefes alıp vermemiz hızlanır.

    Üçüncü grup hücreler ise, normal nefes düzeninde aktif değildirler. Ancak yüksek oranlarda soluk alıp vermek gerektiği zaman devreye girerler, karın kaslarımıza sinyal gönderip solunuma katılmalarını sağlarlar.

    Tüm bu anlatılanlar hayatta kalmamız için yeterli midir? Hayır. Solunum kimyasal olarak da kontrol edilir. Bizim nefes alıp vermemizin amacı kandaki oksijen ve karbondioksit miktarlarının belirli bir oranda kalmasıdır. Bu orandaki değişiklikler ise solunum merkezindeki bir grup hücreyi harekete geçirir ve solunumdaki bozulan değerler çok hassas ayarlamalarla olması gereken düzeye getirilir.

    Kandaki oksijen miktarının solunum merkezine doğrudan bir etkisi yoktur. O halde kanda değişen oksijen miktarından nasıl haberdar olmaktadır? Burada bir grup daha devreye girerek mucizevi bir şuur gösterirler. Beynin dışında, şahdamarı gibi bazı büyük damarlarda bulunan çok hassas alıcılar, kandaki oksijen belli bir düzeyin altına indiğinde solunum merkezine sinyaller gönderirler. Böylece çok hassas değişikliklerle solunumda gerekli düzeltmeler yapılır.

    Üstelik bu mekanizma o kadar hassastır ki, hayatımız boyunca otururken, koşarken ya da uyurken hiç hata yapılmaz ve vücudumuzdaki 100 trilyon hücreye her an tam ihtiyacı olan oksijen taşınır; zararlı olan karbondioksit ve hidrojen iyonu gibi atıklar derhal uzaklaştırılır.








  2. Gamze
    Devamlı Üye





    Nefes alıp verme işlemidir.Solunum sisteminde burun ve ağız yardımıyla dışarıdan alınan havanın içindeki oksijen yutak, gırtlak ve soluk borusundan geçtikten sonra akciğerlere gelir. Bronş ve bronşçuklardan sonra alveollere gelir. Alveollerden kana geçer. Kan, hücrelere oksijeni taşır. Hücreler bu oksijeni kullanarak enerji elde ederler. Kan yardımıyla karbondioksit, tekrar alveollere gelir. Alveollerin içindeki kılcal damarlarda bulunan karbondioksit bronşçuk, bronş, soluk borusu, gırtlak ve yutaktan geçtikten sonra bu sefer ağız ve burundan çıkar. Farkında değiliz ama gün boyu bir çok defa nefes alıp veririz.




  3. Ziyaretçi
    Oksijen alıp karbondioksit verme işi




  4. Ziyaretçi
    Bu Google var ya
    Mükemmel mi
    Yoksa
    Aşırı kötü mü desem ya🙍🙍🙍🙍🙍🙍🙍🙍🙍🙍👎👍

+ Yorum Gönder


oksijen alıp karbondioksit verme işlemi,  oksijen alıp karbondioksit verme işi,  oksijen alıp karbondioksit verme,  karbondioksit alıp oksijen vermek,  oksijen alıp karbondioksit verme işlemine ne denir